Archive for Kasım, 2009

Ve Sen..

Cumartesi, Kasım 7th, 2009

vesen

Ve Sen..Ellerimden tutsan..Yeniden sabret desen ve sabredecek kadar sadrıma huzur versen
Sen ve Ben

Ellerimden tutsan

Yeniden bekle desen ve bekleyecek kadar yüreğime su serpsen..

Susuzluğumu da Sende fark ederim suyu da Nedir bu benliğimdeki ben sevdası bana yol göster.

Terk etme beni lâyık olmasam da aç bana yüreğini ve denizlerini

* * *

Yüzüm yok! Bu çırpınışlarda daralır yüreğim.

Yüzüm yok! Yine de sevmeni beklerim.

Yüzüm yok! Ben umudu senden öğrendim.

*

Sanmayın yüreğim durgun deniz içimde bir Mûsa ve bir Firavun yaşar benden çok ev sahibi

Damarlarımdaki kan kadar kırmızıdır sevdam ve yüreğim bu sevdaya yanar.

Çelişkili ömrün son demlerinde koysam da bu savaşın adını yine de ararım yalnızlığımda dostun kapısını

Bir sır mıdır bu insanın içine akıtılan Ve bu sırrın doğum sancısı mıdır bendeki başlayan

Doğrulmak ve yeniden Mevlâ’ya ulaşmak için mi bu buram buram hüzün..

Ve sen..

Ellerimden tutsan..

Yeniden sabret desen ve sabredecek kadar sadrıma huzur versen

Sonra ağlasam Bu çaresiz ateşlenmelerimin ilacını sende bulsam Bir yangın makamı bu kadar mı öfkeli eritir içimi? Bir sevda bu kadar mı özlenir?

Tövbeler ve tövbeler Bu dönüşler korkarım kolay olmayacaktır Puslu yılların ardından ölsem ve yeniden senin yolunda dirilsem

Söyleme lâyık olmadığımı n’olur söyleme

Yokluğunda çok yandı belki adam olur bu yürek şimdi seninle …

Ardından attığım adımlar kadar yol gitmişim hayatta Senin ismini duyduğum kadar sesler kıymetlenmiş Ve seni andığım kadar zaman günahlara dur demiş

Karanlıklar vadisisinde kalbim bir kibrit yakmanı beklerim.

Neresindeyim bu hayatın ve senin kalbinde miyim?

Alır beni bu esen düşünce rüzgarı ve iklimlerim yokluğunda acıtır ve üşütür içimi

Yalnız sende var yüreğimin nefesi

Bil ki ben âcizim; bil ki hatalarımla dolu yüreğim ve çaresizim

*

Sen

Tutsan ellerimden

Yine içime baksan ve titrese tüm benliğim taa ki son nefesime kadar

Sonra değişse tebessümlerim… Bir hikayesi olsa çilelerimin..

Seni anlatsam Anlatsam Anlatsam..

Yer-gök beni arasına alsa Kâinatı okusam…

Açsan ellerinle perdelerimi ve şereflensem dost cemali ile

Bir yangın bu kadar mı güzel olur şimdi

Ruhlar hapishânesiymiş ya dünya sen beni kurtarsan

Kalbimin kilidini tek bakışınla kırsan!..

Sevginin derinlerinde yalnız seninle kaybolsam

Bir ömür bu bitmeye adanan Bir insanım ben kendini tanımayan!

N’olur Söyleme layık olmadığımı!. Sen de beni bırakıp gitme

* * *

Sevgim tek gerçeğim!..

Bu yolda imanımın derdindeyim ve yine tek senin izindeyim tek senin kapında dizüstü çökmekteyim ve yalnızca gel demeni beklerim

Sen ve Ben

Ellerimden tutsan

Yeniden ?bekle? desen ve bekleyecek kadar yüreğime su serpsen..

Susuzluğumu da sende fark ederim suyu da Nedir bu benliğimdeki ben sevdası bana yol göster.

Terk etme beni lâyık olmasam da aç bana yüreğini ve denizlerini

*

Yüzüm yok! Bu çırpınışlarda daralır yüreğim.

Yüzüm yok! Yine de sevmeni beklerim.

Yüzüm yok! Ben umudu senden öğrendim.

*

Sanmayın yüreğim durgun deniz içimde bir Mûsa ve bir Firavun yaşar benden çok ev sahibi

Damarlarımdaki kan kadar kırmızıdır sevdam ve yüreğim bu sevdaya yanar.

Çelişkili ömrün son demlerinde koysam da bu savaşın adını yine de ararım yalnızlığımda dostun kapısını

Bir sır mıdır bu insanın içine akıtılan Ve bu sırrın doğum sancısı mıdır bendeki başlayan

Doğrulmak ve yeniden Mevlâ’ya ulaşmak için mi bu buram buram hüzün?

Ve sen..

Ellerimden tutsan.

Yeniden sabret desen ve sabredecek kadar sadrıma huzur versen

Sonra ağlasam Bu çaresiz ateşlenmelerimin ilacını sende bulsam Bir yangın makamı bu kadar mı öfkeli eritir içimi? Bir sevda bu kadar mı özlenir?

Tövbeler ve tövbeler.Bu dönüşler korkarım kolay olmayacaktır Puslu yılların ardından ölsem ve yeniden senin yolunda dirilsem

Söyleme lâyık olmadığımı n’olur söyleme

Yokluğunda çok yandı belki adam olur bu yürek şimdi seninle …

Ardından attığım adımlar kadar yol gitmişim hayatta Senin ismini duyduğum kadar sesler kıymetlenmiş Ve seni andığım kadar zaman günahlara dur demiş

Karanlıklar vadisisinde kalbim bir kibrit yakmanı beklerim.

Neresindeyim bu hayatın ve senin kalbinde miyim?

Alır beni bu esen düşünce rüzgarı ve iklimlerim yokluğunda acıtır ve üşütür içimi

Yalnız sende var yüreğimin nefesi

Bil ki ben âcizim; bil ki hatalarımla dolu yüreğim ve çaresizim

*

Sen

Tutsan ellerimden

Yine içime baksan ve titrese tüm benliğim taa ki son nefesime kadar

Sonra değişse tebessümlerim… Bir hikayesi olsa çilelerimin..

Seni anlatsam Anlatsam Anlatsam..

Yer-gök beni arasına alsa Kâinatı okusam…

Açsan ellerinle perdelerimi ve şereflensem dost cemali ile

Bir yangın bu kadar mı güzel olur şimdi

Ruhlar hapishânesiymiş ya dünya sen beni kurtarsan

Kalbimin kilidini tek bakışınla kırsan!..

Sevginin derinlerinde yalnız seninle kaybolsam

Bir ömür bu bitmeye adanan Bir insanım ben kendini tanımayan!

N’olur Söyleme layık olmadığımı!. Sen de beni bırakıp gitme

*

Sevgim tek gerçeğim!..

Ben senİ Özlemeyİ Özledİm !

Cumartesi, Kasım 7th, 2009

sensizlik

Sevgilim diyemedik doya doya birbirmize
seni özledim… Sadece birbirimizin canını acıtmakla yetindik
Ne beraber olabildik ne de ayrı kalabildik
Ben ağustostumsen inadına kasım
Ben yazdımsen inadına kış
Ben kuzeydimsen güney
Ben bay yanlıştım belki
Sende bayan doğru
Herkesçe bilinirdki benim hayatım sana uymuyordu
Birlikte son’lar tüketiyorduk sürekli
Gözyaşlarımız hiç durmuyordu
Farklı olsada hayatlarımız
Biliyorduk ki gözyaşlarımızın tadı hep aynı kalıyordu
Bi şarkıdan çaldım sanırım bu cümleyi
Ya da bir şiir
Çaldımçırptım,emeğe saygısızlık ettim
Ama çalarken biliyordum ki bizi en iyi anlatan kelime bu oluyordu
Başkasına ait olsada bu kelime en güzel beniim ağzımdan sna çıkıyordu
Her yaz geldiğinde koşuyordum ben sana üşüyerek
Koşuyordum bedenine ısınmak isteyerek
Kollarını açabildiğin kadar açıp sarılıyordun yüreğime
Isıtıyordun yüreğinle içindeki hayallerin ışıltısında
Bir gelecek bekliyordun bizden anlaşamasakta
Bir hayat kuruyordun gözlerimde yalnızca ikimize
“BiZ”e . . .
Her kış geldiğinde uzaklaşıyordum yine senden
Belki korkudan
Belki aşırı sevgiden
Ama gidiyordum sardığın kollarından
Bir gün yine geleceğimi biliyordun sen
Bir gün yine sana geleceğimi biliyordum ben
Can havliyle hemde
Nefes alamazken
Sana kanarken
Ama hiçbir şey olmadı düşündüğümüz gibi
Gittin !
Gitmeyi bilmeyen sen beni terkettin
İlk defa terkedildim..Sen tarafından
Kasımım ! Kışım ! Güneyim ! bay doğrum tarafından . . .
Yine sana gelmeyi beklerken pas tuttu yüreğim..
Üşüdüm . . .
Dindiremedm . . .
Sustum . . .
Aklımdan geçenleri dillendiremedim . . .
Acıdım . . .
Kanadım . . .
Gösteremedim . . .
Sevgili olamazdık ama ayrılamazdıkta biz . .
Birbirimizle olamazdık ama başkasıylada yapamazdık biz . . .
Bir gelecek düşlerdn benimle..
Bir hayat kurardın gözlerimde ikimize . . .
Bize . . .
Zıt kutuplar gibi çekecektik hep birbirmizi . . .
Çekemedik . . .
Gidicektim ben senden beni bekleyeceğini bilerek ama . . .
Dönecektim yine bir yaz ayında . . .
Dönemedim . . .
Kolların kapalıydı snaa gelemedim . . .
üşüdüm . . .
Sırtımı sıvazlayacaktın ellerini bulamayıp buz kesildim . . .
Çok özleyecektim bir kış vakti seni
arayacaktım ağlayarak teselli edecektin sen yine beni
Arayamadım . . .
Telefonun diğer ucunda yoktu çünkü sesin . . .
Özleyecektin sen yine bir gece yarısı beni bir iki söz düşürecektin penceremden içeri
Düşüremedin . . .
Belki çok meşguldm seni dinlemedim
Belki fazla hırslıydm “hep” aramanı bekledim . . .
Belkide güvensizdim sana her kadın gibi hep benimle ol istedim . . .
Ama sevgilim bir tek şey varki söylemeden olmaz “ben kimseyi SEN gibi sevmedim ! ! !”
Kimsenin mabedine seninki kadar girmedim . . .
Kmseye en gizli düşlerimi açıpkimsenin yanında küfür etmedim !
Ben kimsenin yanında kendim gibi olup istedğim gibi hareket etmedim
Şöyleki ben seni çok özledim ! ! !
“Tren üstasyonunda seni beklemyi özledim
Beklerken karnıma sancılar girmesni özledim
Beklerken hadi çabuk gel demeyi özledim =)
Trenden indiğinde etrafına bakınarak yürümeni görmeyi özledim
Çok yaklaştığında aniden kafanı kaldırıp bana gülümsemeni özledim !
Sonrasında sımsıkı sarılmayı sana
Yeniden gidiceğini düşünerek ağlamamk için kednimi tutmayı özledim
Seninle konuşmayı özledim
Dudaklarının dudaklarıma değmesini
Bana bakmanı özledim..
Ayrılışlarımızı bile özledim..
Gdişini beklerken ellerimizi birbirimizin üstünden çekememizi özledim
Üstümüze olan bakışlara aldırmayıp dudağına öpücükler kondurmayı özledim
Sonra vedalarımızdaki uzun uzun “son” sarılışlarımızı özledim
Ellerinden tutup herkese “işte bu benim sevgilim” der edasında yürümeyi özledim
Kivi çayımızı özledim
Ağzından ağzıma akışını özledim
Yağmurumuzu özledim
Birlikte eğlenmemizi özledim
Çocuklarca sıkıştırılmayı bir villaya kapanmamızı özledim=)
Küçücük bir hayvandan kaçışımızı özledim
Göle karşı kollarının arsında erimeyi özledim
Bir köprü altında duvara yaslayıp beni verdiğin öpücüğünü özledim
Bir gece yarısı şezlonglar üzerinde yanyana yatışımızı özledim
Sırtına atlayıp yürümemizi özledim
Bazen yaptığım şeylere şaşırıp yüzüme şaşkın şaşkın bakmanı özledim
Ellerimle başını tutup kendime çekerek öpmeyi özledim
Seni öperek susturmayı özledm
Kollarını özledim sarmayı sarmalamayı kollarında gözlerimi kapatmayı
Ben kokunu özledimiçime çekmeyiözleyeceğimi bilmeyi özledim
Günaydın aşkım deyişini özledim
! ! ! Sesini özledim ! ! !
BEN SENİ ÖZLEMEYİ ÖZLEDİM !

?>