Archive for the ‘RESİMLİ ŞİİRLER’ Category

GeCe NöBeTi…

Salı, Ocak 12th, 2010

DAHA AZ SEVİYORUM SENİ
Daha az seviyorum seni
Giderek daha az
Unutur gibi seviyorum
Azala azala
Aramızdaki uzaklığın karanlığında

Geceler kısalıp,
Gündüzler uzuyor öyle olunca
Daha az seviyorum seni
Kendini iyileştiren bir yara gibi
Daha az
Ve zamanla

Sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini
Uzak dağ kışlalarında
Görmüyoruz birbirimizi
Usul usul sis iniyor
Kopmuş yollara
Işığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda
Üzerini örtüyorum senin
Bir çığ gibi uyuyorsun rüyalarımda
Sevgilim sevgilim
Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
Nöbet kadar yalnızken
öğreneceksin bunu da

Artık daha az seviyorum seni
Unutur gibi, olur gibi daha az
Yeniden ödetiyorum kendime
Önce aşkın öğretemediğini
Kolay değildi
Yalnızca sevgilimi değil,
Evladımı da kaybettim ben
Kaç acı birden imtihan etti beni
Bir tek gece vardır insanın hayatında
Ömür boyu sürer nöbeti
Bu da öyleydi,

İyi ol, sağ ol, uzak ol
Ama bir daha görme beni

MURATHAN MUNGAN

İyi Geceler Hayat….!

Cumartesi, Ocak 2nd, 2010

İYİ GECELER HAYAT

Zamanı sıfırlayacağım hayatımda yarın
Her şeye yeniden başlayacağım.
İlk kez günaydın diyeceğim gökyüzüne
İlk soluğumu alacağım yarın;ama şimdi değil
Yarın.

Yarın başlangıcı olacak hayatımın
Gözlerimi açıp”Merhaba” diyeceğim hayata.
Ben de varım artık
Ölümüne sevgi yarışına.

İlk kez göreceğim annemi yarın.
Sarılacağım onasevgimi haykıracağım.
Ama şimdi değilyarın.

Yarın umutlarım tanışacak istasyonlarlaterminallerle
Birer birer yolculuğa çıkacaklar.
Bavulları mı?
Onlar dünden hazır;ama yolculuk yarın.

Unutmuş olacağım seni yarın.
Seninle kurduğum bütün hayaller
Silinmiş olacak zihnimden
Ben yeni maceralar üreteceğim düşümde yarın.
Yok olacak uyandığımda mazi.
Eflatunlar saracak etrafımı
Pembe düşler misafir gelecek bana
El sallayacağız beraber karanlığa.

Her gün bunlarla avutuyorum kendimi.
Bugünü erteliyorum ben hep yarınlara.
Ama olmuyor.
Silinmiyor kalpteki yara.
Bağlanmışken yürek geçmişe
Umut besleyemiyor gözler geleceğe.

İyi geceler hayat!
Bugün de seni yaşayamadım affet
Ama belki yarın
Yarın…

Ve Sen..

Cumartesi, Kasım 7th, 2009

vesen

Ve Sen..Ellerimden tutsan..Yeniden sabret desen ve sabredecek kadar sadrıma huzur versen
Sen ve Ben

Ellerimden tutsan

Yeniden bekle desen ve bekleyecek kadar yüreğime su serpsen..

Susuzluğumu da Sende fark ederim suyu da Nedir bu benliğimdeki ben sevdası bana yol göster.

Terk etme beni lâyık olmasam da aç bana yüreğini ve denizlerini

* * *

Yüzüm yok! Bu çırpınışlarda daralır yüreğim.

Yüzüm yok! Yine de sevmeni beklerim.

Yüzüm yok! Ben umudu senden öğrendim.

*

Sanmayın yüreğim durgun deniz içimde bir Mûsa ve bir Firavun yaşar benden çok ev sahibi

Damarlarımdaki kan kadar kırmızıdır sevdam ve yüreğim bu sevdaya yanar.

Çelişkili ömrün son demlerinde koysam da bu savaşın adını yine de ararım yalnızlığımda dostun kapısını

Bir sır mıdır bu insanın içine akıtılan Ve bu sırrın doğum sancısı mıdır bendeki başlayan

Doğrulmak ve yeniden Mevlâ’ya ulaşmak için mi bu buram buram hüzün..

Ve sen..

Ellerimden tutsan..

Yeniden sabret desen ve sabredecek kadar sadrıma huzur versen

Sonra ağlasam Bu çaresiz ateşlenmelerimin ilacını sende bulsam Bir yangın makamı bu kadar mı öfkeli eritir içimi? Bir sevda bu kadar mı özlenir?

Tövbeler ve tövbeler Bu dönüşler korkarım kolay olmayacaktır Puslu yılların ardından ölsem ve yeniden senin yolunda dirilsem

Söyleme lâyık olmadığımı n’olur söyleme

Yokluğunda çok yandı belki adam olur bu yürek şimdi seninle …

Ardından attığım adımlar kadar yol gitmişim hayatta Senin ismini duyduğum kadar sesler kıymetlenmiş Ve seni andığım kadar zaman günahlara dur demiş

Karanlıklar vadisisinde kalbim bir kibrit yakmanı beklerim.

Neresindeyim bu hayatın ve senin kalbinde miyim?

Alır beni bu esen düşünce rüzgarı ve iklimlerim yokluğunda acıtır ve üşütür içimi

Yalnız sende var yüreğimin nefesi

Bil ki ben âcizim; bil ki hatalarımla dolu yüreğim ve çaresizim

*

Sen

Tutsan ellerimden

Yine içime baksan ve titrese tüm benliğim taa ki son nefesime kadar

Sonra değişse tebessümlerim… Bir hikayesi olsa çilelerimin..

Seni anlatsam Anlatsam Anlatsam..

Yer-gök beni arasına alsa Kâinatı okusam…

Açsan ellerinle perdelerimi ve şereflensem dost cemali ile

Bir yangın bu kadar mı güzel olur şimdi

Ruhlar hapishânesiymiş ya dünya sen beni kurtarsan

Kalbimin kilidini tek bakışınla kırsan!..

Sevginin derinlerinde yalnız seninle kaybolsam

Bir ömür bu bitmeye adanan Bir insanım ben kendini tanımayan!

N’olur Söyleme layık olmadığımı!. Sen de beni bırakıp gitme

* * *

Sevgim tek gerçeğim!..

Bu yolda imanımın derdindeyim ve yine tek senin izindeyim tek senin kapında dizüstü çökmekteyim ve yalnızca gel demeni beklerim

Sen ve Ben

Ellerimden tutsan

Yeniden ?bekle? desen ve bekleyecek kadar yüreğime su serpsen..

Susuzluğumu da sende fark ederim suyu da Nedir bu benliğimdeki ben sevdası bana yol göster.

Terk etme beni lâyık olmasam da aç bana yüreğini ve denizlerini

*

Yüzüm yok! Bu çırpınışlarda daralır yüreğim.

Yüzüm yok! Yine de sevmeni beklerim.

Yüzüm yok! Ben umudu senden öğrendim.

*

Sanmayın yüreğim durgun deniz içimde bir Mûsa ve bir Firavun yaşar benden çok ev sahibi

Damarlarımdaki kan kadar kırmızıdır sevdam ve yüreğim bu sevdaya yanar.

Çelişkili ömrün son demlerinde koysam da bu savaşın adını yine de ararım yalnızlığımda dostun kapısını

Bir sır mıdır bu insanın içine akıtılan Ve bu sırrın doğum sancısı mıdır bendeki başlayan

Doğrulmak ve yeniden Mevlâ’ya ulaşmak için mi bu buram buram hüzün?

Ve sen..

Ellerimden tutsan.

Yeniden sabret desen ve sabredecek kadar sadrıma huzur versen

Sonra ağlasam Bu çaresiz ateşlenmelerimin ilacını sende bulsam Bir yangın makamı bu kadar mı öfkeli eritir içimi? Bir sevda bu kadar mı özlenir?

Tövbeler ve tövbeler.Bu dönüşler korkarım kolay olmayacaktır Puslu yılların ardından ölsem ve yeniden senin yolunda dirilsem

Söyleme lâyık olmadığımı n’olur söyleme

Yokluğunda çok yandı belki adam olur bu yürek şimdi seninle …

Ardından attığım adımlar kadar yol gitmişim hayatta Senin ismini duyduğum kadar sesler kıymetlenmiş Ve seni andığım kadar zaman günahlara dur demiş

Karanlıklar vadisisinde kalbim bir kibrit yakmanı beklerim.

Neresindeyim bu hayatın ve senin kalbinde miyim?

Alır beni bu esen düşünce rüzgarı ve iklimlerim yokluğunda acıtır ve üşütür içimi

Yalnız sende var yüreğimin nefesi

Bil ki ben âcizim; bil ki hatalarımla dolu yüreğim ve çaresizim

*

Sen

Tutsan ellerimden

Yine içime baksan ve titrese tüm benliğim taa ki son nefesime kadar

Sonra değişse tebessümlerim… Bir hikayesi olsa çilelerimin..

Seni anlatsam Anlatsam Anlatsam..

Yer-gök beni arasına alsa Kâinatı okusam…

Açsan ellerinle perdelerimi ve şereflensem dost cemali ile

Bir yangın bu kadar mı güzel olur şimdi

Ruhlar hapishânesiymiş ya dünya sen beni kurtarsan

Kalbimin kilidini tek bakışınla kırsan!..

Sevginin derinlerinde yalnız seninle kaybolsam

Bir ömür bu bitmeye adanan Bir insanım ben kendini tanımayan!

N’olur Söyleme layık olmadığımı!. Sen de beni bırakıp gitme

*

Sevgim tek gerçeğim!..

?>